Merhaba Sevgili renkdaşlarım!
Pek kaliteli (!) Türk medyasının da büyük çabalarıyla Fenerbahçemiz üzerinde sürekli karamsar bir hava oluşturuluyor. Aslında bunu bir kaç yıldır görüyoruz. Her durumda eleştirecek birşeyler bulmak ve her başarıyı küçümseyerek sürekli kendimizi kötü hissetmemizi sağlamak Fenerbahçe yazarları ve bunun sonucunda taraftarın genel yapısı haline dönüştü. Üstüste 4 yıldır şampiyon olan bir takımımız var (son dakikada gasp edileni başkasına yazamam) ama sürekli sportif başarısızlıktan dolayı ağlıyoruz. Giderek yükselen bir Avrupa grafiğimiz var, bu yıl Anderlecht gibi sürekli şampiyonlar liginde mücadele eden bir rakibi iki maçta da yenerek elemişiz ama Avrupa'da hep başarısız olduğumuz kazınmış kafamıza. Daha lig başlamadan tüm iyi futbolcularımızın gönderildiği yazılmış, baştan bitirmişiz sezonu. Bu bakış açısı sürekli olarak takımımız ve taraftarımıza empoze ediliyor. Negatif düşünce negatif sonuçlar doğuruyor.
"Secret/ Sır" adlı kitapta da bu görüşe yer veriliyor; evrende neyi düşünürsen ve istersen o sana gelir. Bizler sürekli başarısız olacağımızı, puan kaybedeceğimizi düşünüyoruz. Bu hafta yakaladığımız 10 net gol pozisyonunu değerlendiremememizde bu olumsuz düşüncenin, taraftarın suskunluğunda bu başarısızlık telkinlerinin önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.
Bir de rakibimiz 6S'ye bakalım: daha sezon başlamadan medyamız tarafından şişirilmeye ve sürekli moral motivasyonu arttırılmaya başlandı, Lincoln daha topa deymeden mükemmel ilan edildi. Bursaspor maçında canlı olarak izledim inanın tüm maç hakim ve üstün oynayan taraf Bursaspor'du ve 6S'de oyun namına hiçbir şey yoktu.6S'yi götüren de bu sürekli moral ve motivasyon. Biz de ise kendi sahamızda bile 30- 40 bin seyircinin koşullanmış negatif etkisi var.
Çarşamba akşamı bu etkinin tamamen pozitif olmasını ve bu atmosferin takımımızı en iyi şekilde ateşlemesini diliyorum.
Gökhan ARABACI (18.09.2007 / BURSA)


